tarkanatak
Platinum Üye
- Katılım
- 25 Eki 2025
- Mesajlar
- 248
- Beğeniler
- 75
Anı olarak kalan birşey biraz anlatmak isterim sıkıldım 
o gün sabah erken başlamıştı gece doğru düzgün uyuyamamıştım kafamda bin tane düşünce vardı ama çıkmam gerekiyordu hava soğuktu sokaklar ıslaktı kulaklıklar kulağımdaydı yürürken adımlarımı bile hissetmiyordum kafam tamamen dağınıktı her şey üst üste gelmişti zaten son zamanlarda bu işlerle uğraşırken insanın moralini bozan çok fazla şey oluyor emek veriyorsun uğraşıyorsun bir şey üretmeye çalışıyorsun ama etrafında sürekli kolay yoldan giden tipler dolaşıyor yürürken kaldırımdaki çatlağı fark etmedim ayağım kaydı dengesiz bastım ve yere düştüm dizim sertçe vurdu elim asfalta sürttü canım yandı bir an nefesim kesildi etraf sessizdi insanlar kendi yolundaydı kimse dönüp bakmadı ben de baktım etrafa sonra yavaşça ayağa kalktım pantolonum kirlenmişti dizim sızlıyordu ama asıl acı canımdan çok kafamdaydı yürümeye devam ederken o an bir şey fark ettim bu yaşadığım düşüş bana çok tanıdık geliyordu çünkü bu piyasada da aynısı oluyor gerçekten bir şey yapmaya çalışanlar tökezliyor düşüyor yara alıyor ama yine de kalkıyor ama diğer tarafta hiç yorulmadan yükseldiğini sananlar var başka bir hile satıcısından ürünü alıp aynısını satıyorlar tek yaptıkları fiyat belirlemek ama buna rağmen kendilerini geliştirici ilan ediyorlar daha kötüsü de bu işi gerçekten yapan insanlara yukarıdan bakmaları yürürken dizimdeki acı her adımda kendini hatırlatıyordu ama bu acı bana ait olduğu için gerçekti onlarınki gibi sahte değildi çünkü onların ortada acıyacak bir emeği bile yok yolda ilerlerken bir vitrinde kendime baktım üstüm başım dağılmıştı ama hala bendim başkasının adını taşıyan bir dosya gibi değildim sonra düşündüm o tipler yere hiç düşmüyor çünkü yürümediler hiçbir zaman başkasının yaptığı işi alıp satmak düşmeyi öğretmez sadece utanmayı öğretir ama onu da hissetmiyorlar çünkü özgüvenleri dosya boyutundan büyük ama içi boş ilerledikçe kafam netleşti dizim acıyordu evet ama içimde garip bir rahatlama vardı çünkü ben düştüğüm yeri biliyordum nerede hata yaptığımı görüyordum ve yoluma devam ediyordum onlar ise hatasız olduklarını sanıp aynı dosyayı yüz kere satmaya devam ediyordu bir de kral tripleri ego tavan sanki piyasayı onlar kurmuş gibi konuşmalar en komiği de gerçekten bir şey sorulduğunda verdikleri cevaplar biz ekipçe yaptık ekip dedikleri şey başka bir satıcının telegram kanalı eve yaklaşırken adımlarım yavaşladı dizim biraz daha şişmişti ama umurumda değildi çünkü o gün şunu net öğrendim gerçek hayatta da bu işlerde de yere düşmek utanılacak bir şey değil asıl utanç hiç yürümemiş gibi davranıp başkasının yolunu sahiplenmek ben kapıyı açıp içeri girdiğimde dizimdeki yara hala oradaydı ama kafam rahattı çünkü bana aitti onların elinde ise sadece başkasının emeği ve geçici bir ego vardı
o gün sabah erken başlamıştı gece doğru düzgün uyuyamamıştım kafamda bin tane düşünce vardı ama çıkmam gerekiyordu hava soğuktu sokaklar ıslaktı kulaklıklar kulağımdaydı yürürken adımlarımı bile hissetmiyordum kafam tamamen dağınıktı her şey üst üste gelmişti zaten son zamanlarda bu işlerle uğraşırken insanın moralini bozan çok fazla şey oluyor emek veriyorsun uğraşıyorsun bir şey üretmeye çalışıyorsun ama etrafında sürekli kolay yoldan giden tipler dolaşıyor yürürken kaldırımdaki çatlağı fark etmedim ayağım kaydı dengesiz bastım ve yere düştüm dizim sertçe vurdu elim asfalta sürttü canım yandı bir an nefesim kesildi etraf sessizdi insanlar kendi yolundaydı kimse dönüp bakmadı ben de baktım etrafa sonra yavaşça ayağa kalktım pantolonum kirlenmişti dizim sızlıyordu ama asıl acı canımdan çok kafamdaydı yürümeye devam ederken o an bir şey fark ettim bu yaşadığım düşüş bana çok tanıdık geliyordu çünkü bu piyasada da aynısı oluyor gerçekten bir şey yapmaya çalışanlar tökezliyor düşüyor yara alıyor ama yine de kalkıyor ama diğer tarafta hiç yorulmadan yükseldiğini sananlar var başka bir hile satıcısından ürünü alıp aynısını satıyorlar tek yaptıkları fiyat belirlemek ama buna rağmen kendilerini geliştirici ilan ediyorlar daha kötüsü de bu işi gerçekten yapan insanlara yukarıdan bakmaları yürürken dizimdeki acı her adımda kendini hatırlatıyordu ama bu acı bana ait olduğu için gerçekti onlarınki gibi sahte değildi çünkü onların ortada acıyacak bir emeği bile yok yolda ilerlerken bir vitrinde kendime baktım üstüm başım dağılmıştı ama hala bendim başkasının adını taşıyan bir dosya gibi değildim sonra düşündüm o tipler yere hiç düşmüyor çünkü yürümediler hiçbir zaman başkasının yaptığı işi alıp satmak düşmeyi öğretmez sadece utanmayı öğretir ama onu da hissetmiyorlar çünkü özgüvenleri dosya boyutundan büyük ama içi boş ilerledikçe kafam netleşti dizim acıyordu evet ama içimde garip bir rahatlama vardı çünkü ben düştüğüm yeri biliyordum nerede hata yaptığımı görüyordum ve yoluma devam ediyordum onlar ise hatasız olduklarını sanıp aynı dosyayı yüz kere satmaya devam ediyordu bir de kral tripleri ego tavan sanki piyasayı onlar kurmuş gibi konuşmalar en komiği de gerçekten bir şey sorulduğunda verdikleri cevaplar biz ekipçe yaptık ekip dedikleri şey başka bir satıcının telegram kanalı eve yaklaşırken adımlarım yavaşladı dizim biraz daha şişmişti ama umurumda değildi çünkü o gün şunu net öğrendim gerçek hayatta da bu işlerde de yere düşmek utanılacak bir şey değil asıl utanç hiç yürümemiş gibi davranıp başkasının yolunu sahiplenmek ben kapıyı açıp içeri girdiğimde dizimdeki yara hala oradaydı ama kafam rahattı çünkü bana aitti onların elinde ise sadece başkasının emeği ve geçici bir ego vardı